18. Hafta: Kullandığım hamilelik uygulamaları

Merhaba!

18. haftaya bugün girdik ve şu an göbeğimde bir enginar var! Şaka değil. Bu uygulamalar insanı türlü türlü meyveye sebzeye sempati göstermeye itiyor. Kendinizi bu hafta şeftaliyiz, hani daha dün drajeydik ne ara buralara geldik soruları, şaşırmaları içinde buluyorsunuz.

Peki nedir bu uygulamalar? 

İlk günden beri, hatta hamile kalmadan önce bile telefonumda ovülasyon (yumurtlama takvimi) takip eden bir uygulama vardı. Bu uygulama beslenme, uyku düzeni veya vücuttaki tepkiler ile ilgili bana çok şey öğretti. Tıp uzmanları tarafından hazırlanan kapsamlı bir uygulama. Aşağıdaki listede adını yazacağım. Gebelikten sonra sizi zaten otomatik olarak gebelik versiyonuna alıyor. Yani topluca güncelleniyorsunuz. Bununla beraber şu an telefonumda 4 uygulama var. Hepsini fıkır fıkır takip ediyorum. Hafta hafta gebeliğinizi, bebeğinizin durumunu, gelişimini tahmini olarak takip etmenizi sağlıyor bu uygulamalar. Size bildirim de yolluyor bazıları. Vücudunuzdaki değişimleri daha gerçekleşmeden bir falcıdan duyar gibi okumak da insanın hoşuna gidiyor veya en azından endişeleri aza indiriyor. En güzel haber ise bahsettiğim tüm uygulamalar ÜCRETSİZ. Ben Apple Store‘dan indiriyorum. Android için seçenekleri de büyük olasılıkla mevcuttur.

Benim gibi birçok kaynak okumaya meraklı olsanız bile, bu tür uygulamalar ayrıca pratik ve kısa biçimde, bilinmesi gerekenleri özetliyor. Fakat dikkat etmeniz gereken, yabancı kaynaklı uygulamalarda bazı uygulama farklılıkları (mesela ultrason tarihleri, ilk kontrol günü, vb) oluyor. Bunlar o ülkenin sağlık sistemi ile paralel hazırlanmış. Türkiye’de ultrason işi biraz almış başını gidiyor. Bugün doktorunuzu ne zaman arasanız ultrason muayenesi olabiliyorsunuz. Devlet veya özel. Farketmez. Fakat örneğin İngiltere’de bu normal sağlık sisteminde (NHS) yılda 2 kere planlanıyor. Normal şartlarda. Bunun dışında cinsiyet öğrenmek, veya bunun gibi spesifik konularda yalnızca ultrason muayenesi içeren randevuları özel kuruluşlardan para ile satın alabiliyorsunuz. O nedenle uygulamalara aşırı kapılmayın. Hekiminiz ile irtibat halinde olun. Uygulamalara kapılıp hekiminizi sorguya çekmeyin. Bu uygulamalar sadece sizi gündemde tutması için faydalı.

Ben hangi uygulamaları kullanıyorum? 

Ben 2 yabancı 2 Türk kaynaklı uygulama kullanıyorum.

  1. Ovia Pregnancy 
    ovia pregnancy ile ilgili görsel sonucu
    Yukarda da sözünü ettiğim bu uygulama ile aslında Ovia Fertility Tracker & Ovulation Calculator App ile tanıştım. Bu uygulama ile regl dönem takibi, gecikmeler, fertility score (üreme ihtimalimin yüksek olduğu günler), hamilelik testi yapılması gerekiyorsa en uygun günler gibi takipleri yapıyordum. Ayrıca aldığım ilaçları, vücudumdaki ağrı, sızı, akıntı gibi gelişmeleri de kaydediyordum. Böylece Ovia akıllı bir program olarak bana öneriler sunuyordu. Ben de aşırı unutkan biri olarak, takibimi kolayca yapabiliyordum.ovia fertility app ile ilgili görsel sonucuovia fertility app ile ilgili görsel sonucu
    Hamile kaldığımı programa işaretlediğimde otomatik olarak Ovia Pregnancy uygulamasını yükledi. Böylece tekrar benim bilgilerim ile konuya devam edebildik. Ovia‘yı seviyorum; güzel makaleleri oluyor. Ayrıca bebeğinizin el-ayak boyutunu tatlı bir görselle gösteriyor. Bu hafta Ovia’ya göre bizim kurabiye, tatlı patates (sweet potato) kadar 🙂
    İlgili resimovia pregnancy ile ilgili görsel sonucu
    Yine önceki programında olduğu gibi buna da gelişmelerinizi, notlarınızı, doktor randevularınızı, fotoğraflarınızı, kilonuzu, tekmelemele sayılarını, kasılmalarınızı, ilaçlarınızı not edebilirsiniz.Bir sonraki etabı ise Ovia Baby First Milestones & Development. Bu programda da anladığım kadarı ile bebeğinizin dönemsel gelişmelerini takip edebileceksiniz. Ben daha o chapter a gelemedim. Geldiğimde bebekler için kullandığım uygulamalarda yazarım.
  2. The Bump
    the bump app ile ilgili görsel sonucu
    Gelelim ailemizin gözdesi The Bump‘a. Tam bir Amerikan uygulaması bana sorarsanız. Gerçek sorular gerçek cevaplar diye bir bölümü de var. Bebeğinizin hafta hafta hangi sebze meyve olacağını ve hafta hafta size neler ile karşılaşacağınızı, bebeğinizin ise içerde ne işler karıştırdığını anlatıyor. Özellikle babalar için de keyifli bir program. Babalara uzun uzadıya kitap okutmak, ürün araştırtmak falan bence hayal. Bunu yapan babalara buradan saygılarımızı sunuyoruz. O yüzden bu programlar onlar için de son derece keyifli, kısa ve net.
    the bump app ile ilgili görsel sonucu
    En sevdiğim özelliği harika bir 3D görsel özelliği var. Buradan evire çevire sanki bebeğinizi inceler gibi o haftalık gelişimine göre (temsili) bebişi görebilirsiniz.
  3. ALLE HamileBu uygulamayı sanırım İstanbul’da doğum yapanların prens doktoru Furkan Kayabaşoğlu‘nu tanıyanlar çoktan biliyordur. Benim doğumum İzmir’de ama kendisini neredeyse bütün doğum videolarında görerek tanıdım. Instagram hesabını özellikle çok seviyorum. Çok eğlenceli bir dili var. Hastaları da eminim çok eğleniyordur, yani ıkına sıkına doğururken bile eğleniliyor gibi bir his var, bana öyle geldi.
    alle hamile ile ilgili görsel sonucu
    Furkan Kayabaşoğlu ve ekibinin hazırladığı bir uygulama ALLE Hamile. (Başkaları da katkı sağladıysa bilemeyeceğim.) Türk hamile uygulamaları içinde en sevdiğim. Kullanışı çok rahat. Yine her şeyinizi kaydedebiliyorsunuz. Bu uygulamada bebişinizi meyve, sebze, pastane ürünleri gibi boyutlarla falan anlatmıyor. Türk usulü. Güzel bir 3D görseli var. Hafta hafta uzman görüşünü okuyabiliyorsunuz.
    alle hamile ile ilgili görsel sonucualle hamile ile ilgili görsel sonucu
    ALLE Hamile uygulamasında en çok dikkatimi çeken Alışveriş Listesi kısmı oldu. Burada bölüm bölüm alınacaklar detaylıca ayrılmış. Listede markalarla belli ki anlaşmalar yapılmış. Ama bu pratik olmuş çünkü en azından ürün hakkında fikir veriyor. Mesela Chicco Ana Kucağı diyor. Ana Kucağı ne acaba diyen yeni anne adayı üstüne tıklıyor ve bu sizi e-bebek.com sitesine yönlendiriyor. Siz oradan en azından ana kucağının neye benzediğini, fiyatının nasıl bir şey olduğunu görebiliyorsunuz. Hoşuma gitti.
  4. Dr. Banu Çiftçi
    banu çiftçi uygulama ile ilgili görsel sonucu
    Bu uygulamayı da bir arkadaşım önermişti. Kendi doktoru olan Dr. Banu Çiftçi‘nin bireysel uygulaması. Hafta hafta kendisinin videolu anlatımlarını bulabilirsiniz. Bebeğinizin meyve sebze boyutunu görebilirsiniz. Ama bana biraz bu boyutlar diğer uygulamalar ile tutarsız geldi. Program keyifli. Sezeryan, normal doğum vb. konularda da tıbbi bilgiler var. Ben diğer tüm programlar ile beraber okuyarak toplu bir bilgi elde ediyorum. Türkçe bilgi kaynağı arayanlara önerilir. (Mini dedikodu: kendisini ayrıca magazin dünyasından da takip edebilirsiniz, pek meşhur.)

Hamilelik Günlüğüm : 16. Hafta

Merhaba!

Blog yazma işine sanırım üniversite yıllarımdan beri kalkışıyorum. İlgi duyduğum her konu hakkında bir plan proje başlatma huyum var. Ama sonra devamını getiremiyorum. Sanırım burada beğenilme, sürdürülebilir olma ve bütün bunların birer “iş” haline gelmesi yatıyor. Yani işin içinden samimiyet sıyrılınca, ben de hemen soğuyorum. Tüm ilişkilerimde olduğu gibi. Bu blog işi ile ilişkimde aynen bu şekilde sönüp gidiyor.

Bu girişten sonra söylemek istediğim ve kendime söz verdiğim, etrafımda da bir iki örnek aldığım blog-yazardan sonra, burada samimi duygularımdan vazgeçmemek ve günün sonunda okunanların bir yerlere yarayacağına inanmak. Kızıma – evet 12. hafta civarı bir kızım olacağını öğrendik, nasıl öğrendik, nasıl bu kadar eminiz bunu da ayrıca yazacağım – burada minik notlar da tutmak sanırım beni motive edecek.

Aslında bütün derdim, birbirinden haberdar olmak isteyen hamile ve hamilelik yolunda yürüyen kadınlara yaşadıklarımı yazmak. Kızım da sanırım bir gün bunları okuyabilirse, bir şeyler öğrenecektir.

Kadınların derdi, yükü çok! Elbette feminist bir anne adayıyım. Ayrıca akademisyen olduğum için bu işin sosyal verilerindeyim. Yani derdi olduğundan basbaya eminim! Kadınlar birbirlerinden güç alıyor. Farkında olsalar da olmasalar da. En başta kızdığım bazı forumlara (yanlış bilgilendirmeler, sağlık konusunda doktora danışmadan birbirini dinlemeler hariç), şimdi saygı duyuyorum. Resmen kendi dünyasına hapsedilmiş, utanan, sıkılan, gelenekler ile örülmüş, aile baskısı, mahalle baskısı öyle ya da böyle bitmeyen kadının kendisini bulacağı gizli platform internet değil de neresi?

O zaman paylaşmaya devam! Son hız. İçimden ne geliyorsa, ne yaşadıysam. Belki bir gün bir kadın bu sayfayı bulur ve ah! der işte ben de bunları yaşıyorum, ve güç alır okuduklarından.

16th week of pregnancy ile ilgili görsel sonucu

16. haftaya nasıl geldim?

Zooooor, çok zor hissederek. Kendimi her gün bir başka tokat yerken bularak. Yani 16. hafta bana 36. hafta gibi geliyor. Diyeceksiniz, ne kadar da abarttın! Eh, herkes bu hamilelik mevzusunu “çok harika bir duygu, tadını çıkar” modunda geçirmiyor. Böyle söyleyenleri de benim empati kurarak anlamam mümkün değil. Yani duygusal olarak çok güzel mi, çok büyülü mü; EVET! Ama fiziksel olarak beni bitirdi diyebilirim. Vücut alt üst oluyor bir kere. Eğer çok zayıf bir insansanız belki kilo almak size iyi gelebilir bilemiyorum ama her gün değişen bir vücut gerçekten yorucu olabiliyor.

Sadece görüntü değil elbette derdim. İç organlarım sanki tetris gibi hareket ediyor. Bir ileri bir geri giden ve yer değiştiren organlarımı hiç bu kadar hissetmemiştim. Sürekli tuvalete koşmak da cabası.

16. haftaya düşük tehlikesinden ölümüne korkarak geldim. Çünkü “hakkımda” bölümünde bahsettiğim gibi myomlarım bana pek bu konuda rahat vermedi. Neredeyse 3.5 ay Progestan kullandım. Yani progesteron hormonu. Bu hormonu zaten vücudumuz hamilelik sırasında üretiyor. Ben sadece eksik üretmesi ihtimaline karşın fazla fazla almış oldum. Yani zararlı mı değil, ama biraz dengeyi bozuyor. İlk kullandığım zamanlar, uyku, halsizlik yapmıştı. Sonra tüylenmemi ve biraz da davul gibi şişmemi sağladı. Ama yapacak bir şey yok, resmen karnıma huzur sağlıyordu.

Şimdi progestansız yola devam ediyorum. Sanki anestezi kesilmiş gibiyim. Her şey çok net hissediliyor. O yüzden progestana teşekkür ederim beni iyi idare etmiş. Bütün bunlar dışında ilk haftalara dair yazılacak çok uzun notlarım var. Yaşadığım mide bulantılarını tarif etmem mümkün değil. Resmen evin kokusu, her şeyin kokusu beni iğrendiriyordu. Her şey bana batar olmuştu. Zaten normalde de çok koku alan ve kokulara takık bir insansanız o zaman vay halinize! Hamilelikte bu bir tazı kadar artıyor. Hal böyle olunca ne yemek ne iştah kaldı bende. Bir de tabii hafızamızın yerleri, zamanları ,yemekleri, insanları kokular ile eşleştirmek gibi kötü bir özelliği de var. O yüzden şimdi hamileliğimi geçirdiğim eve gittiğimde hemen midem bulanacak gibi oluyorum.

Ee, hiçbir şey yiyemeyince verdim mi kendimi patatese. Kumpirden tutun, fırına; actifry’dan püresine patatesin her türlüsünü doyasıya yedim. Zaten başka da bir şey yiyemiyordum. Sabah peynirli tost. Meyve. Akşam patates. Neredeyse 2,5 ay böyle geçti. Bu da bende tahmin edersiniz ki “biraz” kilo yaptı. Şu an hamile kaldığım halimden bugüne 6 kg ile geldim. Bakalım yolum uzun, neler olacak 🙂

İlgili resim

16. haftada nasıl hissediyorum?

Hamileliğimin 16. haftasında kendimi basbaya Ajda Pekkan gibi gergin hissediyorum. Böyle yay gibi. Tef gibi. Nasıl derseniz öyle. Cildim gergin, karnım gergin, sanki hiçbir yerim sarkmazmış gibi.

Karnımda sanırım ilk kıpırtıyı dün hissettim. Yemekten yarım saat sonra pat küt tekmelenmiş olabilirim. Sanırım bizim kurabiye yemek yemeye kalkmıştı :)) Şaka bir yana artık onun orada olduğunu hissediyorum.

Sağa yatarak uyumamalıyım derdi üstüme kabus gibi çökmüştü. Bunun da nedenlerini başka bir yazıda detaylı yazacağım ama bütün mesele bebeğe kan gitmesi, vücuttaki kan dolaşımı ile ilgili. Beni aldı bir telaş. Bizim bebiş de sağ tarafta oturuyor. Uykumda her sağa dönüşte ha bebeği ezdim, ha kan gitmedi derdinden gözüme birkaç gece uyku girmedi. Şimdi biraz başardım gibi, ama hala stresliyim.

Tüm dünyayı ve tatlıları yiyebilirmişim gibi hissediyorum. En büyük önceliğim YEMEK. Ne yemek yiyeceğim, ya aç kalırsam, yeterli yemek var mı gibi sorular sürekli aklımda. Çünkü gerçekten hayatımda hiç bu kadar aç hissetmemiştim. Bebekliğimde ve çocukluğumda hiçbir şey yemeyen biri olduğumu düşünürsek, kızımın babası gibi yemek düşkünü olacağını ve elinde bir patates kızartması ile doğacağını düşünüyorum.

Kendime yeni kıyafetler aldım. Ayrıca 30. yaşımdan 1 gün alacağım hafta 16. haftanın içinde. Benim için özel bir hafta olacak. Eşim de yurtdışından gelecek ve sanırım 17. haftaya mutlu gireceğim.

Bu arada her hamilenin haftası farklı bir gün dönüyor, bunu biliyor muydunuz? Benimki cuma değişiyor mesela. O yüzden kendi takviminize uyarak ilerleyin. Doktorunuza danışın. Haftayı diyete başlar gibi pazartesiden başlatmayın.

Görüşmek üzere

Sevgiler

Müge

 

Önemli Not: Yazılan ilaç isimleri, paylaşılan semptomların hiçbiri tavsiye ve örnek niteliğinde değildir. Yalnızca benim yaşadıklarımdır. Asla doktorunuza danışmadan evde kendi başınıza denemeyiniz. Sorumluluk kabul etmiyorum. Her beden ve her kadın farklıdır, bunu unutmayın.

 

Yaz Sıcaklarında En Acil Alışveriş : Hamile Güneş Kremi

İlk yazımı hamile güneş kremi ile ilgili oluşturmak istedim çünkü hamile iken güneş ile temas eden cildiniz normal zamanlarda karşılaştığınız zararlardan çok daha fazlasını doğuruyor. Hazır olun bunun adı : Kloasma – Gebelik Maskesi. 

kloasma ile ilgili görsel sonucu

Bundan birkaç yıl önce malign melonom riski ile tanışınca, güneş altında Eda Taşpınar olma hayallerinin ne kadar kanserle dans tadında bir şey olduğunu da acı bir yolla öğrenmiştim. O günlerden beri zaten vücuduma havuç yağlarını sürüp, baygınca saat 12-14 sularında kendimi güneşin altına atmıyorum. Veya kapkara olmayı artık meziyet olarak görmüyorum. Bunun için çok güzel bronzlaştırıcılar mevcut. Bir başka yazıda hamilelere uygun olanlarından bahsedebilirim. Hal böyleyken zaten erken yaşlanma ve deri kanseri riskiniz artıyor. Bir de hamile olunca, yüzünüzde kaçınılmaz ve ciddi anlamda ürkütücü lekeler oluyor. Bkz: yaz döneminde hamile olanlar ve ciltleri.

sun pregnant ile ilgili görsel sonucu

Ben zaten değişen vücuduma bir de bu eklenecek diye acayip korktum ve bir takım araştırmalar yaptım. Burada önemli faktör şu, hem doğal bir güneş kremi kullanmalısınız. Hem de cilt yapınıza uygun olmalı. Yağlı bir cildiniz varsa ve güneş kreminiz cildinizi parlatıyorsa zaten hiç mutlu olmayacaksınız. Veya çok kuru bir cilde sahipseniz, kuru bitişli bir güneş kremi yüzünüzden pul pul dökülür. Benden söylemesi. Burada isterseniz bir dermotoloğa veya bir cilt uzmanına danışın derim. Ben kendi cildimi tanıdığım ve yaz aylarında yağlandığını bildiğim için kuru bitişli bir ürün edindim. Siz de bu yazının altında lütfen hamileliğiniz boyunca kullandığınız güneş kremlerinden veya başka muadil ürünler varsa bahsetmeyi unutmayın.

Benim memnun olduğum iki ürün şöyle :

  1. Roc Leke Karşıtı Güneş Kremi spf 50+

    Birçok yerden temin edebilirsiniz. Eczaneler ve internetten satışı mevcut. Bu serinin en önemli özelliği oluşan kahverengi lekelere engel olması. Ve varolan lekeler üzerinde de minimum düzeyde de olsa açıcılık sağlaması. Ama ciddi lekeleriniz varsa, bu kremden leke açacak diye medet ummayın. Severek yaz-kış kullandım. Kışın kullanmam daha rahattı. Yaz geldikçe biraz daha parlak bitişli kaldı cildimde. Gerçekten bol bol kullanmama rağmen uzun süre gidiyor.

  2. La Roche-Posay Anthelios XL Dry Touch spf 50+

    Son zamanların dermatologlar tarafından pek övülen markası La Roche-Posay beni de çok mutlu etti. Markanın birçok farklı güneş koruyucu kremi mevcut. Ama bu ikisi kuru bitişli. Yani zaten yaz aylarında yüzünüze gelen o vıcık hissi bir de güneş kremi ile taçlandırmak istemiyorsanız, o zaman doğru seçim. Aşağıda önerdiğim iki farklı versiyon arasındaki fark, ilk ürünün elinize sürdüğünüzde beyaz renkli bir dokusunun olması. Roc gibi, ama Roc daha jelöz. Yüzünüzde herhangi bir renk değişikliği yaratmayı amaçlamıyor. Anti-shine. Yani tamamen parlaklığa karşı. İkinci seçenek ise, hem anti-shine hem anti brilliance. Bu güneş kremi ise biraz daha ten rengi akıyor. Yani hafif bir kapatıcı özelliği de mevut. Severek kullanıyorum. Eczanelerde ve online alışveriş sitelerinde kolayca bulabilirsinizla roche posay anthelios xl dry touch spf 50+ anti shine ile ilgili görsel sonucu

  3. Solante Pregna

solante pregna ile ilgili görsel sonucu

Bu ürün ise tamamen hamilelere özel olarak piyasaya sürülmüş. Solante’nin birçok farklı ve güçlü olan ürünü de mevcut. Pigmenta serisi gibi. Açıkçası bu ürünü ben kullanmadım çünkü kullanıcı yorumlarında yüze sürüldüğünde alçı gibi durduğu veya beyazlık hissinin gitmediğine dair açıklamalar vardı. Bu da benim istemediğim bir şey ama deniz kenarında çok da sorun olmayabilir. Çünkü güçlü bir ürün olduğunu söylüyorlar. Bir diğer yandan, aslında almak için bir gün eczaneye gittiğimde yine hamile olan eczacı bana bu ürünü tavsiye etmemişti. Fiyatı da açıkçası muadillerine göre yüksek. Ben tercih etmedim ama cilt tipinize uygunsa ve doktorunuz tavsiye ediyorsa neden olmasın.