Uykusuz Her Gece : Aile Dramlarının Kralı Uyumayan Bebek

Herkese uzun bir aradan sonra Merhabaaaa!

Bu yazı nerede, hani yazacaktın nerede nerede diyen tüm eşe dosta “kusura bakmayın kendi derdime düştüm” demek istiyorum. Evet, Dafi büyüdükçe başka uğraşlara yöneldim ne olacak bu uykunun hali diyenleri erteledim. Şimdi geldik o büyük yazıya.

Öncelikle baştan uyarayım, burada size derin devlet sırları vermeyeceğim. Ya da “sallamaya devam kardeş” diyerek içinize su serpmeyeceğim. Bu iş biraz kararlılık ve işin mantığını içine sindirme işi.

ferber minutes ile ilgili görsel sonucu

Hiç Ağlamasın ama Tüm Gece Uyusun

Evet, ben de isterdim ki evimiz şekerden olsun, geceleri de Alice Harikalar Diyarı’na doğru yola çıkayım. Maalesef hayat böyle değil. İnsan ve uyku ilişkisi nicedir zorlu bir ilişki. Ömür boyu uyku ile ilişkinizi sorguladığınızı düşünün. Ben 30 yaşına geldim hala uyku ile hesaplaşmalarım bitmedi. İşte bu insan-uyku ilişkisi tam olarak bebeklikten hayatımıza giren bir ilişki. Ya alacaklı oluyorsunuz uykudan ya da borçlu.

Durum böyle olunca, bebeğimi sarıp sarmalamak ve onu hep yanımda uyutmak belki çok büyülü bir dünya olsa da; şimdi birinci kuralı açıklıyorum :

1. NASIL ALIŞTIRIRSAN ÖYLE GİDER

Bu demek değil ki, artık dönüşü yok! Hayır her şeyin bir dönüşü vardır, bazen zor bazen daha kolaydır. Ama belirtmem gerekir ki, nasıl başladığınız çok mühim. Eğer ilk günden yanınızda yatan bir bebeğiniz varsa bunu değiştirmek her geçen ay tik tak tik tak daha zor olacaktır. Ama olabilir sadece sancılı olur. İlk günden kendi yatağında yatmayı öğrenen bir bebek bunun böyle geliştiğini, uyku yerinin o alan olduğunu bilir ve farklı bir yer aramaz. (Bebeğinizin ağlaması, bak işte yanıma gelmek istiyor gördün mü demek değildir.)

2. BAĞIMSIZ UYKUYU BULMAK ŞART

Bağımlı uyku nedir? Bağımlı uyku bebeğinizin kucağa, emziğe, biberona, sallanmaya herhangi bir uyku geçişgenine devamlı ihtiyaç duymasıdır. Buna ilk başta ihtiyaç duyması (sadece ilk geçiş için geçerli, sonrasında kendi başına uyuyabiliyorsa tamam) ilk 1 sene için kabul edilebilir. Fakat devamında kendi kendine uykuya dalabilen bir insan olması beklenir.

Hepimiz uykuya dalarken belirli zamanlar harcarız. Kimimiz 1 saat kimimiz 5 dakikada uykuya dalarız. Bebekler de böyledir. Öncelikle ağlamalarının nedenini anlamak gerek.

Ä°lgili resim

NEDEN AĞLIYORLAR? NEDEN GÜLÜYORLAR?

Genel inanış şöyledir. Bebek yatağına gittiğinde ağlamaya başlıyorsa, veya gülüp oynuyor kıkırdıyorsa ebeveynler “uyumak istemediğine” inanır. Evet bu bir açıdan doğrudur. Çünkü bebeğin uyku döngüsünü iyi takip etmeniz gerekir. Eğer her aklınıza estiğinde bebeğinizi yatırıp, aklınızda estiğinde uyumasına izin vermezseniz bu bebeğin yorgunluk sonrası aşırı aktif, ajite ve huzursuz olmasını tetikler. Ayrıca siz de uyku saatinin gerçekten gelip gelmediğini takip edemezsiniz.
baby sleep hours ile ilgili görsel sonucu

Bu paylaştığım uyku aralıkları özellikle değerli. Aşağı yukarı bu şekilde bir düzen oturtmanız eğer uyku ile güzel bir ilişki kurmak istiyorsanız kesinlikle gerekli. Bebekler her gün aynı şeyleri yapmayı, aynı ritüelleri takip etmeyi severler. Birbiri ardına neler geleceğini bilen bebek rahat olur. Örneğin banyo sonrası uykunun geleceğini bilmek, kitap okuduktan sonra yatırılacağını bilmek gibi.

Bebekler gülüp oynadığında da aşırı aktif olduğunda da bunun bir diğer nedeni geçirilen uyku sinyallerinin sonucu yorgunluğu sebep olduğu benim “kudurma hali” dediğim evredir. Burada da ebeveynler kolayca yanılır, bebek uyumadıkça ebeveyn her türlü yolu dener bebek daha da çok uyumaz ve böylece sabahlar olmasın!.

ferber minutes ile ilgili görsel sonucu

RITUEL ve TEKRAR

Bebekler küçük şamanlardır. Ritüelleri, her gün tekrar eden aynı şarkıları dinlemeyi, aynı saatte aynı aktivileri yapmayı çok severler. Tabii ki sizin ebeveyn olarak her gün aynı şeyleri yapmanız o kadar kolay değil. Fakat en azından uykudan önce alacağınız aksiyonların her gün aynı saatlerde ve aynı şekilde olmasına özen gösterirseniz bebeğiniz “hmm.. şimdi şu geliyor.” diyebilecektir.

Uykudan en az 30 dakika önce evdeki sesleri, televizyonu, gürülteleri, ışıkları yumuşatın. Gece uykusunda özellikle bebeğinizin doğduğu ilk günden itibaren hiçbir şey anlamıyor gibi dursa da GECE / GÜNDÜZ farkını öğrenebilmesi gerek. Bunun için temel: akşam oldukça aktivitelerin yavaşlaması, şarkıların yavaşlaması, coşkunun yavaşlaması; sakin bir duşun akabinde ninniler masallar ve yumuşak bir atmosferde uykunun yaklaşmasıdır. Gündüz ise, sabah uyanıldığında coşkuyla açılan perdeler, söylenen coşkulu heyecanlı şarkılar, temponun yüksek olması önemli. Yani bu durumda bebek zaman içinde gün döngüsünün neler içerdiğini anlayabilir.

Her akşam banyo ritüeli artık çok meşhur. Bunu yaptığınızda peki bu hep aynı saatte mi oluyor? Ayrıca bebeğinizin ritmine uygun mu? Mesela siz her akşam 20.00 de banyo hazırlıyorsunuz. Ama bebeğiniz yine de çok zorlanıyor, uykuya geçemiyor vb durum içinde misiniz? O zaman burada sorulması gereken soru bebeğiniz için 20.00 doğru bir saat mi? Mesela Dafi ile biz banyo ritüelimizi 17.00’de yapıyorduk. Evet oldukça erken değil mi? Ama burada hava erken karardığı için, onun da vücudu bunu istediği için 17.00 civarı gelen çıldırma ataklarında hemen kendimizi ılık bir banyo hazırlarken bulup Dafi’yi ve kendimizi sakinleştiriyorduk. Sonra sakince giyinme, masal/ninni, uyku öncesi beslenme derken uykuya dalması 19.00 civarını buluyordu. Yani bu onun ritüeliydi, hala da her gün aynı aralıklarda olsa da onu mutlaka izleyip dinliyorum. Çünkü bazı günler çok yorgun bazı günler ise dinç olabiliyor. Ama bu demek değil ki, bir gün 18.00 de bir gün 22.00 de uyusun. 20.00’i asla geçmiyor uyuma saati. Geçmemeli de.

Bebekler ne kadar geç yatarsa o kadar geç kalkmaz, o kadar erken kalkar ve yorgun kalkar! Bu nedenle lütfen bebeklerinizi geç saatlere kadar uyaranlarla başbaşa bırakmayın, sokaklarda bi’ zahmet artık o saatte gezdirmeyin gezdireceksiniz mutlaka uyuyacağı bir ortam oluşturun. Ayrıca güzel bir uyku ve zamanında bir uyku bebeklerin beyin gelişimi için çoook önemli, bunu da atlamalıyın.

Ä°lgili resim

3. SABIR, SÜKUNET, SELAMET

Evet gelelim nasıl uykuya dalacak diyenlere. Öncelikle ilk 4 ay bebeği ağlatmak, bırakıp gitmek gibi yöntemlere ben karşıyım. İlk 3 ay bebeklerle ilişkinizi nasıl tutmak isterseniz öyle tutun ama bana sorarsanız gazını, huzursuzluğunu bolca almaya rahatlatmaya beslemeye çalışarak geçirin. Ama uykuya yatağında dalmasını sağlayın. 

Eğer bebeği uyuyunca yatağına koyuyorsanız o bebek ilk zamanlar yeni doğan olduğu için evet ama ilk 1 aydan sonra 30-45dk periyodundan fazla uyumaz. Sıkça gelen şikayet “bebeğim 30 dk veya 45 dk uyuyor, sanki saati kurulmuş gibi kalkıyor.” Bu bebeklerin yani aslında insanların tam olarak uyku döngü dakikaları. Bebek uzun uyuduğunda da bu döngüler olacak, yalnızca onları bağlamayı öğrenecek hepsi bu.

Siz bebeği kucağınızda uyuttuğunuzda ve yatağına koyduğunuzda bebek uykuya NASIL DALDIYSA 30. veya 45. dk da bu geçişi arayacak! Bunu hiç unutmayın! Bu mantığı aklınıza yazarsanız hayat boyu bebeğinizin uykusunu yönlendirebilirsiniz.

Örneğin uykuya emzikle daldı, 30. dakikada kalkıp ağlayarak emzik arıyorsa bu o geçişi arıyordur ve evet Houston, We have a problem! Aynı teori meme, kucak ve sallanma için de geçerli. Bütün bunları uykuya dalma esnasında kullanıp mayışan ama henüz tam olarak uyumamış bebişinizi yatağına koymak ve kendi kendine uykuya dalmasına izin vermek, gecenin bir yarısı kalkan bebeğin “aa doğru burayı biliyorum burada uyumuştum zaten” demesini sağlar ve bebek uykuyu bağlar. 

ferber minutes ile ilgili görsel sonucu

4. AKILLARA ZARAR, KALPLERİ KIRAN BEBEK AĞLAMASI

Bebekler ağlar arkadaşlar! Bu ağlamanın farklı versiyonları vardır. Bebeğinizi tanımak ağlama versiyonlarını tanımak, zamanla bebeğinizin numaracı mı yoksa zorlayıcı mı olduğunu bile çözmenize yardımcı olur. (Bebekler 5. aydan sonra etki tepkiyi çözer ve sizi denerler)

Bu nedenle diyelim ki bebeğiniz ile uyku yönlendirmesi(ben uyku eğitimi demeyi sevmiyorum), yatakları odaları ayırma gibi bir döneme girmek istiyorsunuz. O halde yanınıza cabbar bir aile üyesini, bir arkadaşı alın ya da benim gibi tek tabanca bu işe koyulun. Hanginiz güçlüyse ve dayanıklıysa bunu başaracağına inanıyorsa uyku sürecine o dalsın.

Bebeğiniz ağlayacak mı ağlayacak. Ağlamadan uyuttum dünyada büyük bir yalan. Çünkü ağlama aslında bir konuşma, bir reaksiyon, bir tepki. Bebekler her şeye üzülüp kırıldıkları için ağlamazlar. Protesto etmek istediklerinde, yemek istediklerinde, akıllarına ne eserse seslerini duyurmanın tek yolu ağlamaktır.

Ä°lgili resim

Ne Kadar Küçük O Kadar İyi

Yaş büyüdükçe bebeklerde farkındalık artar ve 1 yaşındaki bir bebeğin olan biteni fark etmesi ile 5 aylık bir bebek arasında akıl almaz bir fark vardır. Bu nedenle ne kadar erken başlarsanız bu süreç sizin ve aileniz için o kadar az sancılı olur.

Tüm Temel İhtiyaçlar Tamam Mı? 

Uyumayan bebekte hemen akıllara “kolik” geliyor, yani çok gazlı bebek. Aslında kolik artık gaz ile ilişkili de değil ve sadece ilk 3 ay sürüyor. 3. aydan sonra devam ediyorsa bunun “kolik” bebek olmakla ilişkisi maalesef yok. Ayrıca kolik bebek olunca da yalnızca gaz değil, anne karnı özlemi ağır basıyor. Bu durumda anne karnı sesleri, gürültü, kanguruda uyutma gibi yöntemler çok işe yarıyor.

Gelelim temel ihtiyaçlara; bebeğiniz tok mu, sağlıklı mı, ateşi var mı yok mu, altı temiz mi, oda sıcaklığı kaç derece? (18-21 arası olmalı), bebeğinizin üzerinde kaç kat var? (itiraf edin kaç kat giydirdiniz?)

Uyku ahtapot gibi bir şey. Eğer bir noktada fire veriyorsanız diğer taraf hareket edemez. Bütün kolları tamamlamak gerek. Klasik bir mantık ile odayı 25 derece yapıp çocuğu da Bulgar böreği gibi giydirirseniz o çocuktan uyku beklemeyin. Bebekler ve aslında bütün çocuklar serin havada uyumayı sever. İsveç ve Danimarka’da çocukları balkonda uyuttuklarını biliyor muydunuz?

Bütün temel ihtiyaçlar tamamsa, ortam hazırsa; gelelim odanın perdeleri sorusuna. Perdeler kalın, güneş ışık geçirmeyen olmalı. Yani gece gündüz farkı için. Ayrıca odada ışık olmamalı, uyaran oyuncak / dönence olmamalı. Yatakta YASTIK OLMAMALI! (Bkz. Ani Bebek Ölümleri)

Bütün bunlar hazırsa, gelelim yönteme:

SİHİRLİ DAKİKALAR 

UYARI : Bu yöntemi uygulamadan önce vakti olan ebeveynler lütfen Dr.Richard Ferber‘in kitabını alıp okusun. Bu da Türkçe çevirisi. Konunun bebeği bırakıp ağlatmamak olduğunu derinlemesine görecekler. Hiçbir şeyi kaynaksız ve tıbba bakmadan yapmadığım için Ferber Amca benim için ağlatan cani adam değil, son derece bu işi bir sürü bilimsel araştırma sonucu dakikalara vurmuş saygıdeğer bir uyku doktorudur. (Hala da bu konu üzerine çalışıyor.) 

ferber minutes ile ilgili görsel sonucu

Bu dakikaların gerçekten bir anlamı var. O yüzden 17 diyorsa 17, 18 değil. Veya 15 değil. Lütfen birebir uygulayın.

En solda gün sayıları var, bu methodu 7 gün uyguluyoruz. Kendinize sağlam 1 hafta ayırın. Özellikle 2. gün baya dirençli geçebiliyor buna da hazırlanın fakat sonra sancı gittikçe yavaşlıyor.

  1. gün bebişinizi aynı ritüelleri yaptıktan sonra yatağına bırakıp KAÇMIYORSUNUZ. Öperek severek ve her akşam İyi Geceler dileyerek odasından çıkıyorsunuz. 4. aydan sonra bebeğinize UYKU ARKADAŞI da tanıştırabilirsiniz, biz çok faydasını gördük. Bebeğinizin yanında başka hiçbir şey olmuyor. Odadan çıkınca muhtemelen bir tepki gelecek. Bu konuşarak veya ağlayarak olabilir veya hiçbir tepki de gelmeyebilir. İlk gün ilk bekleyiş 3 dakika. 3 Dakika sonra odaya giriyorsunuz bebeğinizi YATAĞINDAN ALMIYORSUNUZ. Saçlarını ellerini severek “buradayım, uyku saati geldi, sabah tekrar geleceğim..” gibi cümlelerle yanında maksimum 1 DAKİKA zaman geçirerek çıkıyorsunuz. Yine kapının önünde veya kameranız ile başka bir yerde bu sefer 5 dakika bekliyorsunuz. Tekrar aynı süreç devam ediyor. Yine 1 DAKİKA kalıp çıktan sonra 10 dakika bekliyorsunuz. VE bunun devamında aynı süreci 10 dakika + 10 dakika olarak devam ettiriyorsunuz. Tüm bu süreç MAKSİMUM 1 SAAT (60 DAKİKA) sürebilir. Eğer 1 saat sonunda bebeğiniz hala uyumadıysa onu yatağından alıp çok fazla dikkatini dağıtmadan, ışık açmadan zaman geçirebilirsiniz. Sonra aynı süreci tekrar deneyebilirsiniz.
  2.  gün dakikalar biraz daha değişecek fakat süreç aynı olacak.

Bu uygulama 7 gün sürüyor. Dafi ile kendi kendine uyuma yöntemini bu şekilde çözdük ve seyahat, hastalık ve ekstra durumlar dışında tekrar bu yöntemle topladık. Bizim için 2-3 günden uzun sürmedi adaptasyon.

Ä°lgili resim

Uyku konusu çok derin bir konu, aklıma gelen her şeyi yazmaya çalıştım ama sizden gelen sorulara göre daha çok yanıt vermek ve yönlendirme yapmak isterim.

Herkese derin uykular, güzel günler ve bol enerji diliyorum!

Müge xx

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s