37. Hafta : Elia Dafne’nin Gelişi

Günler geçti ve haftalar.. Şimdi Elia Dafne’nin 21. gününde bitirebilirsem hafta hafta yazdığım hamileliğime bir doğum yazısı ile veda etmek istiyorum. (Yazıyı 28. gününde bitirebildim.) 

Hamileyken benim de en büyük meraklarımdan biriydi doğum serüvenleri. Doğum videolarını bile izlerken, kadınların yüz ifadelerini gözler; kötü hikayeleri ise riskler kategorisinde hafızaya kaydederdim. Çünkü özellikle ilk doğumunuz ise belirsizliğe doğru ilerlerken mutlaka empati kurabileceğiniz hikayeler arıyorsunuz. (Yok ben aramıyorum diyorsanız o zaman siz başka bir yazıya geçebilirsiniz.) 

Doğum Belirtileri Var Mıydı, Bir Anda Nasıl Gerçekleşti?

Doğum belirtilerinin hiçbirini yaşamadım diyebilirim çünkü ne suyum geldi, ne kasılmalarım 3 dakika arayla gelmeye başladı, ne nişan dedikleri belirti ile karşılaştım (önceden bir kan pıhtısının gelmesi). Bu klasik belirtilerin hiçbiri bende yoktu, ama zaten hamileliğim de çok klasik sayılmazdı.

Her şey alıştığımız gibi giderken, doktorumun önerisi ile 38. hafta sezaryen kararını vermiştik. Hem plasentanın myomlar tarafından hücuma uğramış olması, hem de artık bebeğin yer darlığı nedeni ile bu karar herkes için sağlıklıydı. Fakat 5 Aralık günü kasılmalarımın arttığını hissediyordum ama doğum yapacak kadar da sık sayılmazdı. Kasıklarımda biraz ağrı vardı ama tam da sancı değildi. O geceyi “yine alıştığım belirtiler, nasıl olsa gece gece hastaneye gitsem bir şey değişmeyecek” diyerek ve Harry Potter izleyerek geçirdim. 6 Aralık günü Arda (eşim), Tuna (eşimin kardeşi) ve ben beraber kahvaltı yapmak için bizim evde beklerken, bir türlü kahvaltıya inemedim. Farklı hissediyordum ve hafif hafif ağrım vardı. Saat 14.00 sularında bu direnişi kırıp annemle konuştuktan sonra doktoruma ulaştım ve hastaneye gelerek bir NST çekilmemi söyledi. Bu test ile kasılmalarınıza ve bebeğinizin karnınızdaki stres seviyesine bakıyorlar. Aynı zamanda kalp atış hızı da doğumun yaklaşıp yaklaşmadığı hakkında belirleyici oluyor.

NST sonucunda yine orada bulunan görevli uzman doktor inceleyerek “sorun yok, eve gidebilirsin, suyun gelirse haber verirsin” şeklinde bir telkin vermişken; sonucu doktoruma gönderdiğimde geceyi doğumhanede geçirmemi söyledi. (Hatırlarsanız Hakkımda kısmında da gebelik kontrolümde de sen hamile değilsin diyen bir uzman doktor ile karşılaşmıştım. Gerçekten bu uzman doktorlara güvenerek hareket etsem şu an ne halde olurdum acaba?) Sadece bir NST için çıkmıştık evden, neler oluyordu, winter is coming gerçek miydi? Bu duygular ile apar topar doğumhaneye yatırıldım. Gece boyunca NST karnımda, ameliyat önlüğü üstümde, annem doğumhanenin bir köşesine kıvrılmış uykusuz bir şekilde bekledim. Sabah 07:30 da doktorum gelmişti. Çanlar benim için çalıyordu.

Korktuğum Gibi Mi Oldu? Nasıl Hissettim? 

Bi’ kere ameliyathane, ameliyat, kesilmek, anestezi; bütün bu kelimeler benim bayılıp kalmam için yeter de artar bile. O kadar korkağım ve o kadar fobik hissediyorum. Fakat sonradan öğrendiğime göre tansiyonum bu gibi durumlarda çok hızlı oynayabiliyormuş. Bayılıp ayılmalarım ondanmış. O nedenle doğuma çok korkarak girdim. Öyle birçokları gibi güle oynaya, takma kirpiklerim ve porselen makyajımla kameralara el sallayamadım. Özellikle epiduralden duyduğum korku çok büyüktü. Bunu detaylı anlatmayacağım çünkü merak edenler detaylarını birçok kaynaktan okuyabilir. Şimdi durduk yere korkmasın kimse. Ama şunu söyleyebilirim, doğumun en zor tarafı ne elimin üstüne ve koluma açılan kalın damar yolları, ne kesilen karnımdı; en kötü an hala hissettiğim epidural anıydı. Alanında gerçekten en iyilerden bir anestezi doktoru ile ameliyata girmeme rağmen, yaşadığım o his sanırım senelerce hafızamda yer edecek. AMA tekrar dediğim gibi, bebiş bekleyenler veya henüz hamile olmayanlar siz bu söylediklerimi unutun, herkesin tecrübesi farklı.

Sonrası ise beni oyalamaya çalışan anestezi uzmanları, konuşmalar, sabır cümleleri ve bir ağlama ile devam etti. Dafne’nin ağlamasını duyduğumda, ameliyathanedeki herkese isminin anlamını anlatıyordum. Ve bir anda coşkuyla ağladı Dafne. O ağlama sesinde neler hissettiğimi burada yazmak istesem de tarif edemem. Kullanmayı sevdiğim kelimeler bile gerçekten yetersiz. Minicik eli ile parmağımı tuttuğu an, ağlamak ile şoka girmek arasında kaldığım dakikalar.. Hala Elia Dafne’nin karnımdan çıktığına inanamıyorum.

Doğum Sonrası Nasıldı, Neler Hissettim?

Bu aralar çok sevdiğim yazar #hihieved in dediği gibi hiçbir şey hayallerimde kurduğumla tabii ki örtüşmedi. Gönül isterdi ki lavanta kokulu hastane odamda, Frank Sinatra şarkıları eşliğinde, mis kokulu bebeğime sarılarak sakince emzireyim. Maalesef bunların hiçbiri olmadı.

3 kere oda değiştirdim. Odada kış olduğu için klimanın soğutucu tarafı çalışmıyordu ve ben 40 derece olmuş küçücük hastane odasında lohusa hormonlarımla buram buram terliyordum. Cam açılmasını isteyemiyordum çünkü bebek üşürdü. Fakat nasıl üşüyecekti anlayamıyordum çünkü bebekler için 20-22 derece ideal denilirken, biz 40 derecelik odada Dafne’yi polar battaniyelere sararak uyutuyorduk.

Yataktan kalkmak bir yana; sondaya bağlı, belden aşağım tutmayan halde, sırtımda hala epiduralden kalan katater (iğne – böylece ağrım olunca ilaç vermeye devam edebiliyorlar), kolumda ve sol elimin üstünde damar yolları boylu boyunca uzanıyordum. Elia Dafne bir köşede uslu uslu uyuyordu. Başka bir yazıda detaylı olarak ele alacağım emzirme konusu ise büyülü bir bağ olmaktan çıkıp, gelen giden hemşirenin gözlerini yarım yamalak açabildiğin anda bebeği göğsüne bastırıp durduğu, meme uçlarını çekiştirdiği kabus gibi bir deneyimdi. Sezaryen ile doğum yaptığım için sütüm olmasına rağmen yeterli miktarda değildi; bunu da 2. gün Dafne ciddi kilo kaybı yaşayınca anladık. Yoksa bebek emiyorsa, sen de bebeği göğsünde tutuyorsan kimse için sorun yok. Aç mı çocuk, ne önemi var, maksat emsin, elbet artar sütün sen sabret, ne halde olduğunun önemi yok sakın uyuma, çocuk ağlıyor mu mahvoluyor mu yok canım olur mu öyle şey koy memene sussun sonuçta gelir sütün. Ah bu düşünce silsileleri ah.. Ve böylece 2. günden %7 kilo kaybı yaşayan ve yenidoğan sarılığına sürüklenen Dafne ile başbaşaydık. Neyse ki hızla toparladık, bunun hikayesini  dediğim gibi başka bir yazıda anlatacağım.

Hissetiklerimi ne kadar detaylandırabilirim bilmiyorum. Yürümemi istemelerine rağmen ben uzunca bir süre yataktan çıkamadım. Gelen giden insanların gelmelerini doğum öncesinde ne kadar istemiş olsam da, o anda korkunç hissettim. Yanıma dizi dizi aldığım gecelik, pijama kreasyonlarından sadece en yakası paçası dağılmış olanı giyerek günleri geçirdim. Bebeğim oradaydı, bana emzirmem için verdiklerinde kolumdaki, elimdeki damar yolları Dafne’ye batıyordu, şöyle birbirimize bakıp koklaşmamız için zaman yoktu.

Evet, hastane günlerini hatırlamak bile istemiyorum. Belki sonra komik bir dille anlatabilirim. Yani siz emzirirken fotoğrafınızı çekmek isteyenler bile çıkabiliyor, siz hesaplayın işte.

Elia Dafne ile Günler Nasıl? 

Doğumdan sonra en iyi hissettiğim zaman, Arda, ben ve Elia Dafne evimizde başbaşa kaldığımız zamandı. Gerçekten hastane günleri sona ermişti, kargaşa sona ermişti, başımda gelip her kafadan başka ses çıkaran hemşireler bitmişti, evimizin huzurunda bizbizeydik.

Ailelerimiz de bize mesafe tanıdı ve bu deneyimi ebeveyn olarak ikimizin yaşamasına gerçekten izin verdi. Arda ile bir sistem kurduk. Baştan yakalamak istediğimiz bir düzenin temel taşlarını atmaya çalıştık. Ve bunu ikimiz de sevdik.

Şimdilik bu düzenin içinde bir o yana bir bu yana savruluyoruz ve 1 ay sonra her şey tamamen değiştiğinde neler yaşayacağımızı merakla bekliyoruz.

Tam olarak istediklerimi ilk defa anlatabildim mi bilmiyorum. İlk defa bir yazıdan hiç emin değilim. Çünkü son derece uykusuz, darma duman, aklını toplayamayan bir vaziyetteyim. Fakat huzurluyum. Fakat iyi hissediyorum. Fakat başarmış hissediyorum. Daha ne olsun.

Hoşgeldin Elia, Hoşgeldin Dafne,

İyi ki geldin kızım.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s